Mezmurlar 1

1

אַ֥שְֽׁרֵי־הָאִ֗ישׁ1 אֲשֶׁ֤ר ׀ לֹ֥א הָלַךְ֮ בַּעֲצַ֪ת רְשָׁ֫עִ֥ים וּבְדֶ֣רֶךְ חַ֭טָּאִים לֹ֥א עָמָ֑ד וּבְמוֹשַׁ֥ב לֵ֝צִ֗ים לֹ֣א יָשָֽׁב׃

Ne mutlu kötülerin öğüdüyle yürümeyen, günahkârların yolunda durmayan, alaycıların sandalyesinde oturmayan insana.

2

כִּ֤י אִ֥ם בְּתוֹרַ֥ת יְהוָ֗ה חֶ֫פְצ֥וֹ וּֽבְתוֹרָת֥וֹ יֶהְגֶּ֗ה יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה׃

Ancak onun zevki Yahve’nin1 Yasası'dır. gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.

3

וְֽהָיָ֗ה כְּעֵץ֮ שָׁת֪וּל עַֽל־פַּלְגֵ֫י מָ֥יִם אֲשֶׁ֤ר פִּרְי֨וֹ ׀ יִתֵּ֬ן בְּעִתּ֗וֹ וְעָלֵ֥הוּ לֹֽא־יִבּ֑וֹל וְכֹ֖ל אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה יַצְלִֽיחַ׃

O kişi akarsu kıyısına dikilmiş ağaca benzer, meyvesini mevsiminde verir, yaprağı da solmaz. Ne yaparsa başarır.

4

לֹא־כֵ֥ן הָרְשָׁעִ֑ים כִּ֥י אִם־כַּ֝מֹּ֗ץ אֲֽשֶׁר־תִּדְּפֶ֥נּוּ רֽוּחַ׃

Kötüler böyle değildir, ancak rüzgârın savurduğu saman çöpü gibidirler.

5

עַל־כֵּ֤ן ׀ לֹא־יָקֻ֣מוּ רְ֭שָׁעִים בַּמִּשְׁפָּ֑ט וְ֝חַטָּאִ֗ים בַּעֲדַ֥ת צַדִּיקִֽים׃

Bu nedenle kötüler yargılanınca ayakta kalamaz, günahkârlar doğrular topluluğunda duramaz.

6

כִּֽי־יוֹדֵ֣עַ יְ֭הוָה דֶּ֣רֶךְ צַדִּיקִ֑ים וְדֶ֖רֶךְ רְשָׁעִ֣ים תֹּאבֵֽד׃

Çünkü Yahve doğruların yolunu bilir, ancak kötülerin yolu yok olur.

Dipnotlar

  1. ^ note: We read one or more accents in L differently than BHS. Often this notation indicates a typographical error in BHS.
  2. ^ 1:2: “Yahve” Tanrı’nın asıl ismidir, diğer çevirilerde bazen “RAB=EFENDİ” (tamamı büyük harflerle) olarak çevrilir.