מִזְמ֗וֹר לְאָ֫סָ֥ף1 אֱֽלֹהִ֗ים נִצָּ֥ב בַּעֲדַת־אֵ֑ל בְּקֶ֖רֶב אֱלֹהִ֣ים יִשְׁפֹּֽט׃
Tanrı büyük toplantıyı yönetir. İlâhlar arasında hükmeder.
מִזְמ֗וֹר לְאָ֫סָ֥ף1 אֱֽלֹהִ֗ים נִצָּ֥ב בַּעֲדַת־אֵ֑ל בְּקֶ֖רֶב אֱלֹהִ֣ים יִשְׁפֹּֽט׃
Tanrı büyük toplantıyı yönetir. İlâhlar arasında hükmeder.
עַד־מָתַ֥י תִּשְׁפְּטוּ־עָ֑וֶל וּפְנֵ֥י רְ֝שָׁעִ֗ים תִּשְׂאוּ־סֶֽלָה׃
“Ne vakte kadar haksızca yargılayacak, kötüden yana taraf tutacaksınız?” Selah.
שִׁפְטוּ־דַ֥ל וְיָת֑וֹם עָנִ֖י וָרָ֣שׁ הַצְדִּֽיקוּ׃
“Zayıfı, yoksulu ve yetimi savunun. Yoksulun ve ezilenin hakkını koruyun.
פַּלְּטוּ־דַ֥ל וְאֶבְי֑וֹן מִיַּ֖ד רְשָׁעִ֣ים הַצִּֽילוּ׃
Güçsüzü, muhtaç olanı kurtarın. Onları kötülerin elinden özgür kılın.”
לֹ֤א יָֽדְע֨וּ ׀ וְלֹ֥א יָבִ֗ינוּ בַּחֲשֵׁכָ֥ה יִתְהַלָּ֑כוּ יִ֝מּ֗וֹטוּ כָּל־מ֥וֹסְדֵי אָֽרֶץ׃
Bilmiyorlar ve anlamıyorlar. Karanlıkta ileri geri yürüyorlar. Yeryüzünün bütün temelleri sarsılıyor.
אֲֽנִי־אָ֭מַרְתִּי אֱלֹהִ֣ים אַתֶּ֑ם וּבְנֵ֖י עֶלְי֣וֹן כֻּלְּכֶֽם׃
“Sizler ilâhlarsınız” dedim. “Hepiniz Yüceler Yücesi'nin oğullarısınız.
אָ֭כֵן כְּאָדָ֣ם תְּמוּת֑וּן וּכְאַחַ֖ד הַשָּׂרִ֣ים תִּפֹּֽלוּ׃
Yine de insanlar gibi öleceksiniz, hükümdarlardan biri gibi düşeceksiniz.”
קוּמָ֣ה אֱ֭לֹהִים שָׁפְטָ֣ה הָאָ֑רֶץ כִּֽי־אַתָּ֥ה תִ֝נְחַ֗ל בְּכָל־הַגּוֹיִֽם׃
Kalk, ey Tanrı, yeryüzünü yargıla, çünkü bütün ulusları sen miras alacaksın.