יְהוָ֣ה מָ֭לָךְ יִרְגְּז֣וּ עַמִּ֑ים יֹשֵׁ֥ב כְּ֝רוּבִ֗ים תָּנ֥וּט הָאָֽרֶץ׃
Yahve hüküm sürüyor! Titresin halklar. Keruvlar arasında tahtında oturmuş. Sarsılsın yeryüzü.
יְהוָ֣ה מָ֭לָךְ יִרְגְּז֣וּ עַמִּ֑ים יֹשֵׁ֥ב כְּ֝רוּבִ֗ים תָּנ֥וּט הָאָֽרֶץ׃
Yahve hüküm sürüyor! Titresin halklar. Keruvlar arasında tahtında oturmuş. Sarsılsın yeryüzü.
יְ֭הוָה בְּצִיּ֣וֹן גָּד֑וֹל וְרָ֥ם ה֝֗וּא עַל־כָּל־הָֽעַמִּֽים׃
Yahve Siyon'da büyüktür. O, bütün halkların üstünde yücedir.
יוֹד֣וּ שִׁ֭מְךָ גָּד֥וֹל וְנוֹרָ֗א קָד֥וֹשׁ הֽוּא׃
Büyük ve heybetli adını övsünler. O Kutsal’dır!
וְעֹ֥ז מֶלֶךְ֮ מִשְׁפָּ֪ט אָ֫הֵ֥ב אַ֭תָּה כּוֹנַ֣נְתָּ מֵישָׁרִ֑ים מִשְׁפָּ֥ט וּ֝צְדָקָ֗ה בְּיַעֲקֹ֤ב ׀ אַתָּ֬ה עָשִֽׂיתָ׃
Kral’ın gücü adaleti de sever. Doğruluğu sen kurarsın. Yakov'da adalet ve doğruluğu sen gerçekleştirirsin.
רֽוֹמְמ֡וּ יְה֘וָ֤ה אֱלֹהֵ֗ינוּ וְֽ֭הִשְׁתַּחֲווּ לַהֲדֹ֥ם רַגְלָ֗יו קָד֥וֹשׁ הֽוּא׃
Tanrımız Yahve’yi yüceltin. Ayaklarının taburesinde tapının. O Kutsal’dır!
מֹ֘שֶׁ֤ה וְאַהֲרֹ֨ן ׀ בְּֽכֹהֲנָ֗יו וּ֭שְׁמוּאֵל בְּקֹרְאֵ֣י שְׁמ֑וֹ קֹרִ֥אים אֶל־יְ֝הוָ֗ה וְה֣וּא יַעֲנֵֽם׃
Moşe'yle Aron O’nun kâhinleri arasındaydı. Samuel adını çağıranlar arasındaydı. Yahve’yi çağırdılar, O da onlara yanıt verdi.
בְּעַמּ֣וּד עָ֭נָן יְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֑ם שָׁמְר֥וּ עֵ֝דֹתָ֗יו וְחֹ֣ק נָֽתַן־לָֽמוֹ׃
Bulut sütunu içinde onlarla konuştu. O’nun tanıklıklarını ve kendilerine vermiş olduğu kuralları tuttular.
יְהוָ֣ה אֱלֹהֵינוּ֮ אַתָּ֪ה עֲנִ֫יתָ֥ם אֵ֣ל נֹ֭שֵׂא הָיִ֣יתָ לָהֶ֑ם וְ֝נֹקֵ֗ם עַל־עֲלִילוֹתָֽם׃
Ey Tanrımız Yahve, sen onlara yanıt verdin, yaptıklarının karşılığını ödetmiş olsan da, onları bağışlayan bir Tanrı oldun.
רֽוֹמְמ֡וּ יְה֘וָ֤ה אֱלֹהֵ֗ינוּ וְ֭הִֽשְׁתַּחֲווּ לְהַ֣ר קָדְשׁ֑וֹ כִּֽי־קָ֝ד֗וֹשׁ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Tanrımız Yahve’yi yüceltin. Kutsal dağında tapının, çünkü Tanrımız Yahve kutsaldır!